Mavil Olmak Ne Demek? İzmirli Bir Genç Yetişkinin Perspektifinden
İzmir’de yaşamak demek, her anı denizle, gökyüzüyle ve tabii ki bolca maviyle çevrili olmak demek. Ama mavi olmak, sadece doğanın renginden ibaret değil; bu kelime, aslında bir insanın ruh halini, tavırlarını hatta bazen yaşadığı hayal kırıklıklarını bile anlatan derin bir anlam taşır. Peki, “Mavil olmak ne demek?” sorusunun cevabı ne? Bunu derken, biraz eğlenceli, biraz da düşünceli bir yolculuğa çıkalım.
Mavi, Sadece Bir Renk Değil
Gündelik hayatımıza bakınca, “mavi” dediğimizde çoğumuz gözümüzde hemen bir deniz, bir gökyüzü canlandırırız. Ama İzmirli bir insan için mavi, daha fazlasıdır. Mavi olmak, bazen kafa karışıklığı, bazen huzur arayışı, bazen de tam anlamıyla “yalnızlık”la özdeşleşir. Evet, belki çok melodramatik bir şekilde söyledim ama gerçekte, mavi olmanın tüyler ürpertici bir hissi vardır.
Mesela bir gün, kendimi arkadaşlarımın arasında bir kahve içmeye gitmişken buluyorum. Herkes sohbete dalmış, ben ise bir köşede “sosyal medyada ne var acaba?” diye bakıyorum. O an birden içimdeki mavi büyümeye başlıyor: “Yine mi ben dışlanıyorum? Yoksa bir gariplik mi var? Herkes mi böyle bakıyor?” Kısa bir sessizlik… Evet, ben mavi oluyorum. Hem de istemeden.
Mavil Olmak: Renk mi, Ruh Hali mi?
Bazen, “Mavil olmak ne demek?” diye düşündüğümde, sadece “ruh hali”ne işaret ettiğini kabul etmek zorunda kalıyorum. Mavi, derin bir yalnızlık duygusudur. Mesela, bir akşam İzmir’in en güzel sahilinde yürüyüş yaparken, denizle gökyüzü arasında kaybolurum. O an, kendimi, dünyadan biraz uzak, biraz kaybolmuş hissederim. Ama birden telefonum çalar, bir arkadaşım arar: “Nasılsın?” diye sorar. Ben de cevaplarım: “Ya, bir şeyim yok, mavi oldum biraz.” Klasik bir yanıt.
Arkadaşım (Tabii ki hemen anlamaz): “Ya ne demek mavi olmak?”
Ben (İç ses): “Eğer şu an seninle bu kadar ciddi konuşuyorsam, mavi oluyorum.”
Ama bir yandan da şunu düşünürüm: “Gerçekten mavi olmak ne demek ki?” Bazen mavi olmak, daha sakin ve huzurlu bir ruh hali. Diğer zamanlarda ise, can sıkıcı bir “bilinçaltı sohbeti.” Ve bazen, gerçekten de mavi olmak, yalnız hissettiğin anın tam tanımıdır.
Mavi, Bir Tür Sosyal Medya Krizi mi?
Sosyal medyanın, hepimizin hayatını maviye boyadığı bir dönemde, mavi olmak artık daha çok bir “duygu durumuna” dönüşmüş durumda. Hani hep deriz ya: “Bugün sosyal medyada mavi oldum.” Ne demek bu? Bazen sadece bir fotoğraf beğenildiğinde bile, tam anlamıyla mavi oluyorsun. “Evet, mavi oldum, kimse beni görmüyor, kimse ilgilenmiyor!” Mavi olmak, bir bakıma içsel bir krizdir. Hadi itiraf edelim, hepimiz zaman zaman o mavi ruh haline bürünürüz, değil mi?
Bir gün, “Günaydın!” postu atıyorum. Sabah güneşini öve öve bitiremiyorum, bir “görünmeyen mavi”deyim. Ama kimse ilgilenmiyor. O an, iç sesim devreye giriyor: “Aha, yine mi ben? Kimse beni anlamıyor.” Mavi olmak, bazen böyle bir yalnızlık hali oluyor. Ama sonra bir bakıyorum, arkadaşım bir fotoğraf paylaşmış, hemen tıklıyorum, “Yaa çok tatlısın!” yazıyorum. Ve neşeyle o mavi halim, sarı güneş gibi kayboluyor.
Mavi Olmak ve İnsanların İlişkileri
Mavi olmak bazen, insanların birbirleriyle olan ilişkilerine de yansır. Kendinizi her zaman çevrenizle uyumlu hissetmeyebilirsiniz. Mavi, aslında bu uyumsuzluğun rengidir. Çalışma arkadaşlarınızla öğle yemeği yerken, bir anda bir “konu dışı” şeyler konuştuğunuzu fark edersiniz. Hangi takımı tutuyorsunuz? Hangi filmi seversiniz? Hep aynı sorular, aynı yüz ifadeleri… O an mavi oluyorsunuz. Başkalarının sohbetine katılamadığınız, kendi içinize döndüğünüz anlar, o sosyal uyumsuzluk yüzünden bir mavi halidir.
İzmir’deyim, kumsalda yürürken kafamda dönüp duran düşünceler arasında kayboluyorum. Ama sonra bir ses duydum: “Neden böyle mavi oldun?” Evet, beni tanımayan biri bile ruh halimi hissedebilir. Bazen dışarıdan bakınca, mavi olmak sadece içsel bir hal gibi görünse de, aslında bir şekilde çevremize de yansıyor. Mavi olmak, bir tür sosyal mesafe hissi, hatta sadece içsel değil, aynı zamanda fiziksel bir uzaklaşma halidir.
Mavil Olmanın Sonuçları: Bir Gülümseme
Ve sonra, yine her şeyin bir yolu olduğunu kabul ederim. Mavi olmak, sadece geçici bir ruh hali; yani bittiği anda geçer. Yaşadığınız o yoğun anlar, sonrasında her zaman gülümsemeyle biter. Hatta bazen başkalarına şaka yaparken, “Bugün mavi oldum” derim ve onlar da gülümseyerek geçer. Bu kadar basit aslında. Mavi olmak, hayatın her anında karşımıza çıkan bir renk gibi. Bazen üzülürken, bazen neşelenirken, bazen de tam anlamıyla kaybolurken, mavi oluruz.
Sonuç Olarak
Mavil olmak, hayatta karşılaştığınız o anlık duygusal karmaşıklıkların ve ruh halinizin en derin yansımasıdır. Bazen denizin sonsuz mavisinde kaybolmuş gibi hissedersiniz, bazen de sosyal medyada mavi oldum diye bağırırken bulursunuz kendinizi. Ama her ne olursa olsun, mavi olmak aslında bir şeylerin geçici olduğunu fark etmektir. Geçer, ve siz de yeniden her şeye “renk” katarsınız.
Ve bir gün, bir arkadaşım bana mavi olmanın ne demek olduğunu sorarsa, cevabım net olacak: “Biraz yalnızlık, biraz huzur, ama her zaman geçici.”